ÜÇ BOYUTLU YUMRUTAŞ
ÜÇ BOYUTLU YUMRUTAŞ
 
Sedat’ın memlekete dair yazılarını derlerken e bu çorbada benimde tuzum olsun ne olur ki dedim ,belki de benim gibi tava-gaza gelenler olur diye aldım kalemi elime dostlar.. şimdiden sürç-i lisan edersek affola !
 
Köy sevdası diyoruz, evet başlarken de dedik ki ‘’BİR SEVDADIR MEMLEKET, ELBET BİRGÜN TOPRAĞINA DÖNECEKSİN’’
Memleket sevgisini, memleketin o dayanılmaz hasretini anlatabilmek sadece bu cümle ile tabiki de mümkün değil ancak, çok istisnai durumdakiler hariç, ya dirimiz ya ölümüz bir gün bu topraklara geri dönecek. Sevdası olana da olmayana da bu artık nihai son.
Memleketi kadir kıymeti, değerlerimizi vs. düşünürken aklıma değişik boyutta bir yazı yazmak geldi, umarım bu hiç el değmemiş konuyu irdelemek beni cezbettiği gibi okurken de sizleri mest etsin …
Bu yazıda;
köyde doğup büyüyenler ve hala köyde yaşayanlar,
köyde doğup büyüyüp sonra gurbete gidenler ve
bu toprakların çocuğu olup, nüfus cüzdanlarında Ordu-Perşembe-Yumrutaş Köyü yazıp da başka memleketlerde doğup büyüyenleri ele alacağım biraz.
 
Köyde doğup, büyüyüp ve hala köyde ikamet edenler;
Köyde doğmak, köy çocuğu olmaktır, kırsalın her nimetinden faydalandığın gibi, zahmetinden ve mahrumiyetinde o derece nasiplenirsin, tabi bizim köyümüz dağ köyleri gibi tamamen medeniyetten , teknolojiden vs. uzak olmadı hiçbir zaman, kaldı ki Yumrutaş’da doğmak, Yumrutaş’lı olmak  diğer köylere göre bir ayrıcalık nişanıdır o ayrı..
Zordur köyde hayat, dışardan bakıldığı gibi değildir, köyde çocuk olmak belki bir nebze ama köyde genç olmak hiçte kolay değildir ve köy şartlarında hayatına devam etmek, köyde yaşayanlara göre köyün çilesi bitmez , derdi bitmez ; kışın soğuğu, çamuru, karı, yol kapanması, elektrik kesilmesi,  yazın sıcağı, susuzluğu, fındığı, ineği, tavuğu, bahçedeki otu, bahçe sınırındaki kazığı, teli, yağmur yağınca uçuğu hep bir sorundur, meseledir, derttir tasadır köyde yaşayana yapmazsan olmaz, şimdi diyeceksiniz ki gülü seven dikenine katlanacak, hatta herkes ve her yerleşim yeri için geçerli bu ama biz köy gerçeğinden bahsediyoruz burada, köyde yaşam hiçte sanıldığı gibi öyle çok güzel ve kolay değildir anlayacağınız bunu en çok köyde doğup büyüyüp ve 365 günü köyde geçirenler bilir, sorun isterseniz
 
Köyde doğup büyüyüp dışarıda yaşayanlar;
İşte bu gurubun içinde bir çoğumuz gibi bende varım, uzaklık kavramı tabiki de önemli bazılarımız yurtdışında iken bazılarımız benim gibi köyüne çok yakın il merkezinde, bazılarımız daha uzak, bazılarımız daha yakın ama sonuçta köyünden uzakta yaşayanlar gurubundayız .Bizler için köy doğup büyüyüp öğrenim hayatımız boyunca yaz tatillerinde tatilimizi geçirdiğimiz yegane ve eşsiz bir tatil beldesi, bir çok köye göre sıkıntıdan zorluktan uzak, şimdilerde ise tam manası ile zevkle gidip döndüğümüz bir tatil noktası ve aynı
zamanda dışarıda yaşayanlar için köydeki ana, baba, eş dost, kardeş, yer yurt bir tarafa bir dinlenme, rehabilitasyon merkezi köy.
Tabiî kide anne baba akraba ziyaretleri ,köyde yapmakla yükümlü olduğun bağ bahçe ve buna benzer işler işin tadımlık tarafı, fındık köyde yaşayan ve ekonomisinin büyük bir bölümünü bu ürüne bağlayan insanlarımız için bir umut ise, aynı oranda dışarıda yaşayıp başka işlerle iştigal olanlar içinse sadece bir alışkanlık yada zorunluluktur, kimilerine göre bu kavram değişebilir tabi ucu açık. Sözün kısası dostlar bizler için köy, vazgeçilmez bir cennettir sitemizin de intro girişinde belirttiğimiz gibi ‘’bir yeryüzü cennetidir bize Yumrutaş’’
 
Nüfusları Yumrutaş’da olupta dışarıda doğup büyüyüp yaşayanlar;
Bu gurup üyeleri için 30-50 yıllık bir jenerasyondan bahsedebiliriz, Göç takvimine bakarak bu mümkün ama daha çok 80 li ve sonraki yıllarda doğan gençlerimizi içine alan gurup bu ve bu gurup içindekilerin büyük bir çoğunluğu için köy bir aşktır, Çünkü bu insanlar Yumrutaş’a senede bir kez gelir ve genellikle 10-15 gün kalıp giderler ve köyün sadece güzelliklerinden faydalanırlar, köyün görsel manada doğal güzelliğinden, sosyal manada yaz ayı atmosferi ve insan trafiği ile en güzel yüzüne tanıklık ederler.. gündüz denize, pikniğe, çarşı pazarda gezmeye, ceviz helvacısından helva almaya, geceleri ise tek kalemde  balkonda koyu bir sohbetle çay yudumlamak bile kafidir mutluluklarına, kaldı ki köy düğünlerini de es geçmeyelim.. köyün yaşamsal zorluklarından bihaberdirler ve haber olmaları da beklenemez zaten..Bu guruba mensup hemşehrilerimiz  alışkanlıklarını köyde de sürdürürler, teknolojik imkanları köyde de kullanırlar, laptopları, internet hizmetleri altlarında arabaları vs. mevcuttur, köy bazıları için tam bir tatil yeri olabilirken , bazıları için ise 2. yada 3. durak tatili olabilmekte. Köyünde 10 gün kafa dinleyip daha sonra 10 günde Akdeniz de bir otelde rehavet edip zevk-ü sefa etmek imkanı olana çok mu ki !? değil tabiî ki de, yılın yorgunluğundan sonra  hele de büyük metropollerde yaşayanlar için..
Anlayacağınız asıl köyün tadına varan köyü en güzel ayında en güzel zamanında yaşayan bu guruba mensup olan köylülerimizdir. Köy onlar içinde  bir cennettir, ancak tek bir farkla; kıymetini çok bilmezler cennetin, zorda kalırlarsa başka cennetlere başka aşklara  yelken açabilme ihtimalleri yüksektir!

tgrlgngr/01 Haziran 2012
 

ÜYE GİRİŞİ
 
Kullanıcı adı:
Şifre:
Reklam
 
YEREL HABERLER
 



YENİ FOTOĞRAFLAR
 









YENİ VİDEOLAR
 




ANILAR VE GÖZLEMLER
 

Üç Boyutlu Yumrutaş



Köye dair...
 
Toplam 147798 ziyaretçi (666812 klik)
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Köyler